günler sonra sancılar sonra, ironiler sonra, ve O sundan kalanlar sonra gene sıla,
gidersen bana bir dengini yolla..dinlerse göz yaşım benide aglarım, ardında bir beni bırak gönlüme duyurma...
ve ve gitti...
olmayacak masallara kandırmacai hayallerle avutmaca hayır bunlar olmamalı...lı...lı
ama yaşıyoruz ve olcak...cak...
20 Kasım 2009 Cuma
13 Kasım 2009 Cuma
bazen anlamıyorlar, kadınların sezgilerini, olabılcekleri hissetmelerini, bir kadına deger vermek için onun ıyı oldugunu,ıyı huylarının oldugunu , melek olmaktan öte sevmesyi denemk, ahh sonradan anlayacaklarında artık çok geç demek için bile geç oldugunda verieln sözler işe yaramıyor belki zamanlamayı yakalmak.Sevmek kasrındakine çok mu dger vermek demek, bir şeyler paylaşma zamanının geldigini hissetmek fena zamnlar mı, aşkla sarılmak...
8 Kasım 2009 Pazar
son...
İşte bu yüzden bu yolu seçtim sana yazmayı.Aslında elimde bunları yazdıgım bi defter var, deftere yazdım.. Sonra nası vercem falan derken interneti keşfettiklerini farkettim=). ve bunların sana olan duygularımın kelimeler dökülmüş hali ... O çocuk sensin, hep balonları görmezlikten gelen ama senin oldugun zamanda ve yerde etrafta sanki fotograf karesinin bi kenarında balonları görende benim.Birine duygularını nası açıklarsın ben yazmayı tercih ettim gerçekten emek harcamak istedim ve bunları hakkettigi sana göstermek.
ve başladı yazmaya en sevdiklerini yollayabilecegini ve onu anlatanları bulmalıydı mekan ve zamn koşullar kızın bunları anlatmasına hep karşıydı.. sanki kızın kitapta okudugu bu sözler hep aklındaydı.
Kim olursak olalım, dünyanın hangi şehrinde yaşarsak yaşayalım ta derinlerde bir yerde hepimiz eksiklik duygusunu taşımaktayız.Sanki temel birşeyimizi kaybetmişizde geri alamamaktan korkuyoruz.Neyin eksik oldugunu bilenimiz ise hakikaten çok az...
Kız almaktan kormuyordu ama yolu 'O' na nası ulaşacagını bilemekten öteydi, ki çocuk belkide asla kızın ona baktıgı gibi bakmaıştı belkide farketmemişti.Nası anlatmalıydı hangi yollar ulasırdı ona ysadce kelimelre döküldügü kadarını kız anlatabılırdı...
Böylesi zamnalarda , aşk latif bir kelime degil, başlı başına bir pusuladır....
Kim olursak olalım, dünyanın hangi şehrinde yaşarsak yaşayalım ta derinlerde bir yerde hepimiz eksiklik duygusunu taşımaktayız.Sanki temel birşeyimizi kaybetmişizde geri alamamaktan korkuyoruz.Neyin eksik oldugunu bilenimiz ise hakikaten çok az...
Kız almaktan kormuyordu ama yolu 'O' na nası ulaşacagını bilemekten öteydi, ki çocuk belkide asla kızın ona baktıgı gibi bakmaıştı belkide farketmemişti.Nası anlatmalıydı hangi yollar ulasırdı ona ysadce kelimelre döküldügü kadarını kız anlatabılırdı...
Böylesi zamnalarda , aşk latif bir kelime degil, başlı başına bir pusuladır....
9.
Bi gün havanın en güzel gününlerinde. içinde çıkmaz sorular yerine en çok sevdigi kitaplarla bakakaldıgın da Galiba ona en yakın gelen kelimeyei aldı.Koydu cebine ve geldi okumaya başladı.
sayfa sayfa kelimeleri su gibi içti. içtiçekte daha çok susadı ,susadıkça kelimelri saklamasını hisseti bi gün belki onada okumalıydı'O' sayı falınıda yapmalıydı.Ortak noktaları bulustururdu belkide.kitabın başında ki yazı okududugunda anladı.
AŞK ın hiçbir sıfata tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk Ya tam ortasındadır. merkezinde
ya da dışındasındadır hasretinde...
belki... Hayatın esas gayesi asıl özü budur aşk, aşkla yapamk bi işi, sevdiginin yolunu gözlerken onu getiren yolu aşkla beklemek, onun geldigi günü aşkla anmak gerçek, Yaradanı aşkla anmak..
Kız dogru kitabını okudugunu anladı ve o zamn. Bunların hepsini ona yazamaya kara verdi.
sayfa sayfa kelimeleri su gibi içti. içtiçekte daha çok susadı ,susadıkça kelimelri saklamasını hisseti bi gün belki onada okumalıydı'O' sayı falınıda yapmalıydı.Ortak noktaları bulustururdu belkide.kitabın başında ki yazı okududugunda anladı.
AŞK ın hiçbir sıfata tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk Ya tam ortasındadır. merkezinde
ya da dışındasındadır hasretinde...
belki... Hayatın esas gayesi asıl özü budur aşk, aşkla yapamk bi işi, sevdiginin yolunu gözlerken onu getiren yolu aşkla beklemek, onun geldigi günü aşkla anmak gerçek, Yaradanı aşkla anmak..
Kız dogru kitabını okudugunu anladı ve o zamn. Bunların hepsini ona yazamaya kara verdi.
8.
Bi gün günlerdir evde planlanan bi parti yapılacak tiyatro klubunun etkinliginde evde, yakın arkadaş buluşmalarında alınan haberleri,planlamalar, internette karsılaşma umudu,oda gelicekti 90 LAR Partisine. Başlamıştı evde hazırlıklar ne giysem telaşı ne yapsam telaşı alınan taktikler yapılabılcek olaylar koşullar...Saatlerin en hızlı gün çalıstıgı günde kapıdan içeri girmiştim ve ordaydı,yorgun ve kalbi kırık ama tam tersi olmamış gibi davranan 'O' ,sarılmalar, insanlarla gülmeler, şarkı söylemeler ama hep gözünün teki onlaydı.Ve toplasan 3 cümlenin kurulmadıdı akşamı, yorulmuş olan kız ve bir kaç dostlarının yanına gelip, en hayırlısı kimse o olur demesi, işte tam o zamn kızın ben burdayım bi görsen bakışı... İşte ta bu zamnalra kadar o günden sonra yazılan 'O'nunla her karsılaşmasını kız yazmıştı. Hep saklamıştı çözmeliydi , anlamalıydı yaşadıklarını çocugun, ama nası?Tesadügfler olması gerektiği zamnda olurdu.Bi internet karsılaşmasında aynı kitapları okuduklarını üstelik onunda etkilendigini ögrenmek, kızın içinde sakladıgı işte o sensin kelimesini daha çok acıga çıkartıyordu.Aynı müzikler , aynı hissiyat.Kızın çocugun içindeki huzuru görmesine daha neden oluyordu.
7. devamı.
Daha dogrusu bulmuştu.Hemen savunma güdüsüyle görmezliğe vurmuştu 'O' nu. ordaydı tam karsısındaydı. peki şimdi ne yapacaktı?Şimdi ta en geçmişe baktığında galiba ne yaptıgı çokta anımsamamaya çalışıyodu.Önce karşılaşılan dost meclisleri, onun sıcaklığı insanların onu hemen benimsemesi, görüntüsünün ve saçlarının inadına sımsıcak gülüşü ve sımsıcak gelen o..Öyleydi anımsadıkları mesela bi gün aynı Çizgi roman sayfasının favori oldugunu ögrenmişti, 'O' anımsamaz ama kız hep hatırladı.Zamanla daha da çok tanıdı.Aynı şeyler vardı hayatlarında aynı şeylere üzülüp aynı zamnalrda yalnız kalmak için yagmur altında yürümeyi, çogu zaman
yalnız kalmayı tercih ettgini sonra ögrenecekti ama bildgi kzın 'O' nu gördügünde etraf hep balonlar vardı.Kız farkındalıgını zamanla anladı.Etrafın onları yakıştırmaları belkide. bu işin büyüsüydü.'O' başkasını severek yaşamıştı kırgınlıgını, kızın en büyük üzüntüsü her ne olursa olsun en kötüsü en ıyısınde yanında olamamaktı galiba.Çünkü hep en ıyısını o Yaşamlıydı sanki...
yalnız kalmayı tercih ettgini sonra ögrenecekti ama bildgi kzın 'O' nu gördügünde etraf hep balonlar vardı.Kız farkındalıgını zamanla anladı.Etrafın onları yakıştırmaları belkide. bu işin büyüsüydü.'O' başkasını severek yaşamıştı kırgınlıgını, kızın en büyük üzüntüsü her ne olursa olsun en kötüsü en ıyısınde yanında olamamaktı galiba.Çünkü hep en ıyısını o Yaşamlıydı sanki...
7 Kasım 2009 Cumartesi
7
Yaşanılacak olanlar hep yaşanırdı , belki de er yada geç . ben Kafam biriktirdigim bol cümleli sözlerimi savurmak için gelmiştim istanbula, ve yapmıştım. artık biriktirilen dostlarla anılarla, istanbulda ki kara büyüsü bozulmuştu ve ratık kendime hep kaçarak cevap verdigim şeyi söylemem zamanındaydım.'O' diye adlandırdıgım insanı bulmuştum.
6
Okul telaşı , tiyatro, danstan vazgeçme ,yorgunluk eglence, yeni yüzler yeni tanıdıklar hep var olamsını dileyecegi yüzler ve farklı bi şehirle yeni hayatlar... İstanbul hayranlıgı, taa bu şehire kadar sürüklemişti.Kapı arkalarında gelen müziks eslerini takip etmek gibiydi suana kadar yaşadıkları.. Taa buralardaydı üstelik geçmişte hep yaşamaka sitedigi insanlar da bu şehirdeydi mutluluk degil di yada yaşamak tı olması gerekenelri kaçmak degildi.
5.
O anın gelmesi snaki hep bi parça heycan bi parça kaçıştı.Sanki salıncaktan sallanırken en tepeye ulaştıgında düşme noktasını bulmaktı. düşme noktasında sonra sana kalan, garip bi tat ve koşarak anneye sarılmak. Ve bir daha olmamsı için dikkat etmekti.Aşk ta bir dahası olmaması için sıgındıgın yerde mi kalmaktı, yoksa gene en dogru yerde olcagına inacın mıydı bunu yaşamadan bilemezdi ama, ama düştügü şeylere geri dönemke daha cazipti sanki en azından bir daha cı çekmeyeni hissetmek başka insanlara kendini kapatmak.O yüzden eger balonlarla gelsede 'O' görmemezlige vurcaktı, şarkı söyleyecekti.Hep böyle olacagına inandı ve böyle yaptıgını sanki bi zamana kadar... Ta ki artık bakmayı gercekten ögrendgi zaman kadar
5 Kasım 2009 Perşembe
4.
daha az hisettigi günlerin birindeydi yada geçmişin izlerinin artık ondan sıradan izlerden başka olamdıgını gördügü zamnlardaydı. Artık anımsamıyordu balaonlrı, ya da öyle sanıyor du.Tiyatro tanrıyla ve yaşamla yüz yüze geldigi anları, bir metinde okumak oldugunu bir dergiden okudugu zamnlardan beri hep ilgi alanındaydı.Ve yerini, gelen ortamı. yeni yüzleri evi gibi benimsemişti , alışmıstıda ögrenmekten mutlu olmaktan yaşamının bir yerinde gizli kalmış kendini bulmaktan. ve balonlar vardı sanki ama yoktu görünür olmaktan kaçınan balonlar sanki.Hissediyodu ve sanki bekliyodu o anın gelmesini...
1 Kasım 2009 Pazar
3.sü
Bakındığı görünen aslında kalabalıga ve yeni yerine alışma çabalarının başındaydı. üstelik sadece kendine sakladıgı balonları vardı.Ve gerçek dünyaya dönme vakti gelmişti. Artık sıradan bi ögrenciydi. rutin hayata katıldı farklılık yapmak için ilk görüdgü butun sosyal olan şeylere grup topluluklara katıldı.İlk önce çocukluk hayali ve annesinin en büyük istegi olan gönüllü ögretmenlik, sonra dans tutkusundan vazgeçemediginden dango ve alışmaktan hep korktugu için bi adım geriden takip ettiği tiyatro...Hepsine aynı anda katıldı artık gerçek insanlar gibi olmayı ögrenmeli ve balonlardan vazgeçmeliydi, ya da artık daha az hissetmeliydi,
...
aslında balonların ona mutluluk haberi verecegine olan inancı taa ailesinden alışageldiginden öte tren camlarından ögrenmişti. O zamn burnunu cama yapıştırdıgı gözlerini kocaman açarak baktığı zamnalrda gördüğü her fotograf karesinin kenarında onun görüdügü kocaman renkli balonlar vardı. en güzelleerindendi , annesinin anlattıgı masallarındaki en karanlık ormanlardan çıka gelen kurtarıcı prenslerin elindede. Taa zmanalrdan inanarak büyütmüştü bunu ne zaman enn doğru yerde ve zamanda olsa,balonlar görünürdü bu sefer farklıydı sanki...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)