31 Ocak 2010 Pazar

bi adam ana seni seviyorum dediginde ne demen gerektiginin ayrımında olmak?
ya koşulsuz sevmek sende ne olura, yada kafanda dönen 40 tilkinin,birini açıga çıkarmak,
ah bu kadınlar koşulsuz sevgiyi kafalrının içinde mi saklaralar yoksa kalplerinde mi neden,hep geçmiş te takılıı kalırlar, can acıtan bişey nittigi için geçmişte kaldıgını anlamazlar,

27 Ocak 2010 Çarşamba

bi kadının karışık anı varsa, işte bu anlardan beriidr, ne yapmalıyım ya da ne yapcagım tereddütü, ahh ahh ciddileşmenin yada birine baglanmadan önceki son telaş son çırpınış mı?
aşık olmamamak için çırpınmak mı? yada zaten olan şeyleri bu kadar çok silip atmak mı? içinde kalanları yaşamamak mı? ah tühler
zindan başı karışık,
sonu belirsiz,
ya batış ya çıkış,
biri vaad etse huzur, elbet gidilir ta yolun sonuna,

22 Ocak 2010 Cuma

nkadın kalktı,Az önce hazırladıgı kahveyi eline aldı , yagan karın büyüsüyle, omuzlarında ve kitap aralarında sakladıgı, cinlerini çıkardı ortaya, hepsinin aynı anda konuşmasının sessizligine okadar alışmıştıki, hep kalabalık ortamlarda onları duymak için köşesine kaçar hale gelmişti nice yıllardır,
Bir yudum aldıktan sonra,köşesinde gözüne takılan kitabı aldı eline, eşyalrın yerini degiştirmek böyle birşeydi ki yıllar önce hayatının, bi köşesine kendisine yer edinmeye çalışan adamı yani kocasını hayatından uzaklaştırdıktan sonra, bu soruna çözüm bulmuştu.Artık hep bıraktıgı yerdeydi eşyalrı ve martı seslerini ve, ön balkonundaki o tek güneş alan yeri yalnızca kendine saklar hale gelmişti...
Aslında özlüyordu onu, biraz daha çaba harcamasına bile gerek kalmadan, görmesini becerseydi eger, dünyasına katmıştı, hatta öyle harmanlamıştıki,
kendisine,
hala her sabah ona da masada tabagını koymayı onca yılın onsuzluguna ragmen unutamamıştı,,,,
Unutmak mı istememişti,
yine oturdu karşısına
onun boş tabağına bakarken
son gecesi aklına geldi
onunla
acıtan sözleri
ni anımsatan cini uzaklaştırdı gözbebeginden, öysaki kadın hep bi

21 Ocak 2010 Perşembe

ne çook hayaller kuruyo adamlar üzerine, ne çok hayaller, ne çok beklentiler, ne çok şey feda etmeye hazır bekliyoruz kapı eşiginde,
onların haberi olmadan onlara,pamuklarla kagıt helvalarla dolu dünyalar, feda ediyoruz bunları önlerine 3 anahtar seçenegiyle sunuyoruz, onlar 2 yanlış anahtarı seçtikten ve denemekten vazgeçtikten ' ne istyosun' sorusuyla uzaklaşırken, biz kadınlar, amazonlar kökenligi olanlarımız, tek başına nutuklar atmaya, ve onlara daha güçlü olmayı başarıp kagıt helvalarla kurdugumuz dünyayı, ucunda tutuşturup yakmaya hazır bekleriz, kapatırız kapıları, herkese umursamaz tavrımızı koyarız ama gözbebeklerimizi paylaşamamaktan duydugumuz acıyı gözyaşlarımızla teselli ederiz...

3 Ocak 2010 Pazar

ki unutmaa...

eee,
Ne bu yalnızlık tripleri, kalk hadi kalk, giyin en güzel giysini ,
bak tam da yagmur havası sen seversin bilirim,
paylaşmassın ama seversin,
yalnızlıgı bağlanırsın, aynı şarkıyı yıllarca tekrarlarsın,
hep aynı hayali kişileri tekrarlar durursun...
ahh bu şizofren tarafın, baglılık yaratn gizli alanın galiba.
Alanın fethedildiginde, yarattıgın, karmaşa suçlama bakışı.. işte seni sen yapan..
masum tarafın kalırsa ki böyle giderse hep, başkaları suçlu kalcak,
yıllar sonra da giy elbiseni ama en güzelini at sokaga...
ki... yaşadıgını unutma